ASC-H, Pap smear sonucunda “yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon (HSIL) dışlanamayan atipik skuamöz hücreler” anlamına gelir.
ASC-H kanser değildir. Ancak yüksek dereceli servikal lezyon olasılığı nedeniyle HPV sonucu negatif olsa bile kolposkopi önerilir.
ASC-H, Pap smear taramasında kullanılan sitolojik bir tanımdır.
Açılımı:
Atypical Squamous Cells – cannot exclude High-grade Squamous Intraepithelial Lesion
yani:
“Yüksek dereceli lezyon dışlanamayan atipik skuamöz hücreler.”
Bu sonuç doğrudan CIN 2, CIN 3 veya kanser tanısı koymaz. Ancak bu olasılıkları dışlamak için ileri değerlendirme gerekir.
ASC-H, smear örneğinde bazı skuamöz hücrelerin normalden farklı göründüğünü ancak sitolojik bulguların kesin olarak HSIL tanısı koymak için yeterli olmadığını ifade eder.
Başka bir deyişle patolog:
“Bu hücreler atipik; yüksek dereceli bir lezyon olasılığını tamamen dışlayamıyorum.”
demektedir.
Bu nedenle ASC-H, ASC-US gibi düşük riskli sitolojik kategorilerden daha dikkatli değerlendirilir.
Hayır.
ASC-H bir kanser tanısı değildir.
Aynı zamanda CIN 2 veya CIN 3 tanısı da değildir.
ASC-H bir smear/sitoloji sonucudur. Kesin tanı gerekiyorsa kolposkopi ve biyopsi ile konur.
| Özellik | ASC-US | ASC-H |
|---|---|---|
| Açılımı | Önemi belirsiz atipik skuamöz hücreler | HSIL dışlanamayan atipik skuamöz hücreler |
| Risk düzeyi | Daha düşük | Daha yüksek |
| HPV testi yönetimi etkiler mi? | Evet | Kolposkopi HPV sonucundan bağımsız önerilir |
| Yüksek dereceli lezyon olasılığı | Daha düşük | Daha yüksek |
Hayır.
HSIL, smear sonucunda yüksek dereceli lezyonu düşündüren daha belirgin hücresel değişiklikler bulunduğunu ifade eder.
ASC-H ise hücresel değişikliklerin HSIL olabileceğini düşündürdüğü ancak kesin HSIL kriterlerinin tam karşılanmadığı durumlarda kullanılır.
Bu nedenle ASC-H, HSIL kadar kesin bir sitolojik tanı değildir ancak yine de yüksek dereceli lezyon olasılığı nedeniyle önemli kabul edilir.
Evet.
ASC-H sonucundan sonra yapılan kolposkopi ve biyopside bazı hastalarda CIN 2 veya CIN 3 saptanabilir.
ASCCP verilerine göre HPV-pozitif ASC-H sonucunda anlık CIN 3+ riski yaklaşık %26 olarak bildirilmiştir.
Bu nedenle ASC-H yüksek riskli sitolojik sonuçlardan biri olarak değerlendirilir.
Evet.
ASC-H sonucunda HPV testi negatif olabilir.
Ancak bu durum kolposkopi gereksinimini ortadan kaldırmaz.
ASCCP verilerinde HPV-negatif ASC-H için CIN 3+ riski HPV-pozitif olgulara göre daha düşük olsa da kanser riski tamamen ortadan kalkmaz.
Evet.
Bu, ASC-H yönetimindeki en önemli noktalardan biridir.
ASCCP, ASC-H saptanan hastalarda HPV sonucundan bağımsız olarak kolposkopi yapılmasını önermektedir.
HPV-negatif ASC-H'de anlık CIN 3+ riski yaklaşık %3,4 olarak bildirilmiş olsa da kanser riskinin anlamlı olması nedeniyle yalnızca HPV negatifliğine güvenilerek takip yapılmaz.
HPV pozitif ASC-H'de yüksek dereceli servikal lezyon olasılığı daha yüksektir.
Bu nedenle kolposkopi ile rahim ağzı ayrıntılı olarak değerlendirilir ve şüpheli alanlardan biyopsi alınır.
HPV 16 veya HPV 18 gibi yüksek riskli genotiplerin bulunması risk değerlendirmesinde ek bilgi sağlar; ancak ASC-H'de kolposkopi kararı zaten HPV sonucundan bağımsızdır.
Kolposkopi, rahim ağzının büyütme altında ayrıntılı incelenmesini sağlar.
Muayene sırasında;
değerlendirilir.
Şüpheli görülen alanlardan hedefli biyopsi alınabilir.
Kolposkopi hakkında ayrıntılı bilgi:
Kolposkopi Nedir? Nasıl Yapılır?
Kolposkopi sırasında şüpheli bir alan görülürse hedefli biyopsi alınır.
Biyopsi sonucunda;
gibi sonuçlar elde edilebilir.
Tedavi kararı smear sonucuna değil, kolposkopi, biyopsi ve toplam risk değerlendirmesine göre verilir.
Kolposkopide CIN 2 veya daha ileri bir lezyon saptanmazsa yönetim daha konservatif olabilir.
ASCCP yaklaşımında;
ASC-H sonrası 1 yıl sonra HPV temelli test ile takip önerilir.
Bu durumda hemen tanısal eksizyon rutin olarak önerilmez.
ASC-H sonrası biyopside CIN 1 veya daha düşük dereceli bir bulgu varsa, uygun kolposkopik koşullar sağlandığında genellikle hemen LEEP yapılmaz.
ASCCP yaklaşımında 1 yıl sonra HPV temelli testle takip önerilir.
Birinci yıldaki tüm testler negatifse, bir yıl sonra tekrar HPV temelli test yapılır.
Birinci ve ikinci yıl kontrolleri negatifse daha uzun aralıklı takibe geçilebilir.
Biyopside CIN 2 saptanırsa artık yönetim ASC-H smear sonucuna göre değil, histolojik CIN 2 tanısına göre yapılır.
CIN 2 yüksek dereceli servikal lezyondur.
Tedavi veya uygun seçilmiş hastalarda yakın takip;
göre planlanır.
CIN 3 yüksek dereceli, doğrudan rahim ağzı kanseri öncüsü kabul edilen histolojik lezyondur.
Gebe olmayan hastalarda CIN 3 için tedavi önerilir.
Tedavide uygun hastalarda LEEP veya konizasyon gibi eksizyonel yöntemler kullanılabilir.
CIN 1, CIN 2 ve CIN 3 arasındaki farklar için:
CIN 1, CIN 2 ve CIN 3 Arasındaki Fark Nedir?
Buraya güncel CIN 1–2–3 blog URL'nizi ekleyin.
Hayır.
ASC-H bir hastalık veya biyopsi tanısı değil, smear bulgusudur.
Bu nedenle “ASC-H tedavisi” diye doğrudan bir ilaç veya cerrahi işlem uygulanmaz.
Tedavi gerekip gerekmediği kolposkopi ve biyopsi sonucuna göre belirlenir.
Her hastada hayır.
ASC-H tek başına otomatik olarak LEEP yapılması gerektiği anlamına gelmez.
İlk basamak çoğunlukla kolposkopik değerlendirmedir.
LEEP veya başka bir eksizyonel işlem gereksinimi biyopsi sonucu, kolposkopinin yeterliliği ve takip sonuçlarına göre belirlenir.
ASC-H sonrası kolposkopide CIN 2+ saptanmaz ve izlem seçilirse yakın takip önemlidir.
ASCCP yaklaşımında ASC-H'nin 2 yıl boyunca devam etmesi durumunda tanısal eksizyonel işlem önerilebilir.
25 yaşından küçük hastalarda da ASC-H saptandığında kolposkopi önerilir.
Ancak bu yaş grubunda histolojik doğrulama olmadan doğrudan tedavi önerilmez.
Bunun nedeni genç hastalarda HPV enfeksiyonlarının ve bazı yüksek dereceli lezyonların gerileme olasılığının daha yüksek olmasıdır.
Gebelikte anormal servikal tarama sonuçları da risk temelli olarak değerlendirilir.
ASC-H gebelikte de kolposkopi gerektirebilir.
Gebelikte;
Bu nedenle gebelikte ASC-H yönetimi deneyimli kolposkopi değerlendirmesi gerektirir.
ASC-H sıklıkla yüksek riskli HPV enfeksiyonu ile ilişkili olabilir.
Ancak ASC-H'nin kendisi bir HPV tipi veya HPV tanısı değildir.
Ayrıca reaktif veya inflamatuvar hücresel değişiklikler zaman zaman sitolojik yorumda ayırıcı tanıyı zorlaştırabilir.
Bu nedenle sonucun klinik anlamı HPV testi, önceki sonuçlar, kolposkopi ve gerektiğinde biyopsiyle birlikte değerlendirilir.
ASC-H, ASC-US ve LSIL gibi düşük dereceli smear sonuçlarından daha önemli bir sitolojik kategoridir.
Ancak sonuç tek başına kanser anlamına gelmez.
Asıl amaç, kolposkopi ve gerekirse biyopsi ile CIN 2, CIN 3 veya daha ciddi bir hastalık olup olmadığını belirlemektir.
Hayır. ASC-H bir smear sonucudur ve kanser tanısı değildir. Ancak yüksek dereceli lezyon olasılığı nedeniyle kolposkopi gerekir.
Evet. HPV testi negatif olabilir ancak bu durumda da kolposkopi önerilir.
Evet. ASCCP, ASC-H saptandığında HPV sonucundan bağımsız olarak kolposkopi önerir.
Hayır. ASC-H'de HSIL olasılığı dışlanamaz ancak sitolojik bulgular kesin HSIL kriterlerini tam karşılamaz.
ASC-H yüksek dereceli lezyon olasılığı nedeniyle ASC-US'tan daha yüksek riskli kabul edilir ve kolposkopi gerektirir.
Çıkabilir. Bu nedenle kolposkopi ve gerektiğinde biyopsi ile histolojik tanı konur.
Hayır. ASC-H tek başına otomatik LEEP endikasyonu değildir. Yönetim kolposkopi, biyopsi ve takip sonuçlarına göre belirlenir.
ASC-H'nin kendisi tedavi edilmez. Tedavi gereksinimi biyopside CIN 2, CIN 3 veya başka bir lezyon saptanıp saptanmamasına göre belirlenir.
Vural Klinik'te Prof. Dr. Fisun Vural ve Prof. Dr. Birol Vural hizmet vermektedir.
HPV pozitifliği, ASC-US, ASC-H, LSIL, HSIL ve diğer anormal smear sonuçlarında; klinik risk, HPV sonucu ve önceki tarama öyküsü birlikte değerlendirilerek kolposkopi ve takip planı oluşturulur.
Randevu ve bilgi:
0540 354 38 28
İletişim:
Büyükdere Cad. Fulya Mah. Gün Apt. 26/2 Şişli
Cevahir AVM yanında
Son Güncelleme Tarihi: 28 Eylül 2026
Bilgilendirme notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. ASC-H yönetimi hastanın yaşı, gebelik durumu, HPV sonucu, önceki tarama öyküsü, kolposkopi ve biyopsi bulgularına göre kişiselleştirilmelidir.