Genital siğil (kondilom), Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonunun genital bölgede oluşturduğu en sık görülen klinik bulgulardan biridir. Kadınlarda ve erkeklerde genital bölgede tek bir küçük kabarıklık şeklinde başlayabileceği gibi, zaman içinde çoğalarak kümeler halinde de görülebilir.
İstanbul'da genital siğil tedavisi planlanırken yalnızca siğillerin ortadan kaldırılması değil; lezyonların yeri, sayısı, büyüklüğü, tekrarlama öyküsü ve hastanın HPV açısından genel değerlendirmesi birlikte ele alınmalıdır.
Genital siğillerin tedavisinde lazer, kriyoterapi, elektrokoter, cerrahi yöntemler ve bazı topikal ilaçlar kullanılabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu her hasta için muayene sonrasında belirlenir.
Genital siğiller HPV enfeksiyonuna bağlı olarak genital ve anal bölgede ortaya çıkan deri veya mukoza lezyonlarıdır. Tıbbi olarak kondiloma aküminata olarak da adlandırılır.
Siğiller bazen çok küçük ve düz olabilirken bazen deriden kabarık, saplı veya karnabahar benzeri bir görünüm alabilir. Tek bir bölgede bulunabileceği gibi genital bölgenin farklı alanlarında birden fazla lezyon şeklinde de görülebilir.
Kadınlarda genital siğiller;
Erkeklerde ise penis, penis kökü, skrotum, kasık ve perianal bölgede ortaya çıkabilir.
200'den fazla HPV tipi tanımlanmıştır. Ancak tüm HPV tipleri genital siğil oluşturmaz.
Genital siğillerin yaklaşık %90'ından HPV tip 6 ve HPV tip 11 sorumludur.
HPV 6 ve HPV 11 genellikle düşük riskli HPV tipleri olarak sınıflandırılır. Bunların rahim ağzı kanseri oluşturma potansiyeli, HPV 16 ve HPV 18 gibi yüksek riskli HPV tiplerine göre çok daha düşüktür.
Bununla birlikte bir kişide aynı anda birden fazla HPV tipi bulunabilir. Bu nedenle genital siğili olan bir kişide HPV 6 veya 11 yanında yüksek riskli HPV tiplerinin bulunması da mümkündür.
Evet. Görünür genital siğillerin büyük kısmından HPV 6 ve HPV 11 sorumlu olsa da bazı kişilerde HPV 16, 18, 31, 33 veya 35 gibi yüksek riskli tipler eş zamanlı olarak bulunabilir.
Bu nedenle özellikle kadın hastalarda yaşa, smear geçmişine ve HPV tarama sonuçlarına göre servikal taramanın ayrıca değerlendirilmesi önemlidir.
Genital siğillerin büyük çoğunluğu kanser değildir. HPV 6 ve HPV 11 gibi düşük riskli HPV tiplerinin oluşturduğu tipik genital siğiller iyi huyludur.
Ancak görünümü alışılmadık olan, kanayan, ülserleşen, sertleşen, pigmentli olan veya standart tedavilere rağmen iyileşmeyen lezyonlarda farklı hastalıkların dışlanması için ayrıntılı değerlendirme ve gerektiğinde biyopsi yapılabilir.
HPV en sık doğrudan cilt ve mukoza teması ile bulaşır. Bulaş için mutlaka tam cinsel penetrasyon olması gerekmez.
HPV bulaşına yol açabilir.
Prezervatif HPV bulaşma riskini azaltabilir ancak HPV prezervatifin kaplamadığı cilt bölgelerinde de bulunabildiği için tam koruma sağlamaz.
HPV alındıktan hemen sonra siğil çıkması gerekmez. Virüs bir süre belirti oluşturmadan kalabilir. Bu nedenle genital siğilin ne zaman ve kimden bulaştığını yalnızca lezyonun ortaya çıkış zamanına bakarak kesin olarak belirlemek çoğu zaman mümkün değildir.
Tipik genital siğiller çoğunlukla klinik muayene ile tanınabilir.
Her genital kabarıklık HPV siğili değildir. Molluscum contagiosum, benign cilt çıkıntıları, bazı yağ bezleri, nevüsler ve başka dermatolojik lezyonlar genital siğil ile karışabilir.
Şüpheli veya atipik lezyonlarda biyopsi gerekebilir.
Hayır. Görünür genital siğilin tanısını koymak amacıyla rutin HPV DNA testi yapılması gerekli değildir. HPV testleri esas olarak yüksek riskli HPV tiplerinin saptanması ve rahim ağzı kanseri taraması veya anormal smear/HPV sonuçlarının yönetiminde kullanılır.
Genital siğil tedavisindeki temel amaç görünür lezyonları ortadan kaldırmak ve hastanın şikâyetlerini azaltmaktır.
Ancak siğillerin tedavi edilmesi, HPV'nin aynı anda vücuttan tamamen temizlendiği anlamına gelmez. Bu nedenle başarılı tedaviden sonra bile yeni siğiller ortaya çıkabilir.
Tedavi seçimini etkileyen faktörler şunlardır:
Lazerle genital siğil tedavisi, kondilomların kontrollü biçimde hedeflenerek ortadan kaldırılmasında kullanılan hekim uygulamalı yöntemlerden biridir.
Özellikle birden fazla siğilin bulunduğu, lezyonların yaygın olduğu, farklı anatomik alanlara dağıldığı veya önceki tedavilere rağmen tekrar ettiği seçilmiş hastalarda lazer tedavisi değerlendirilebilir.
İlk aşamada genital bölge ayrıntılı olarak değerlendirilir. Görünen lezyonların yeri, sayısı, büyüklüğü ve yaygınlığı belirlenir.
Gerektiğinde tedavi edilecek bölgeye lokal anestezi uygulanır. Ardından lazer enerjisi genital siğil dokusuna kontrollü şekilde uygulanarak lezyonlar uzaklaştırılır.
İşlemin kapsamı hastadaki siğillerin sayısına ve bulunduğu bölgeye göre değişir.
Hayır. Küçük ve sınırlı sayıda genital siğili bulunan her hastanın lazerle tedavi edilmesi gerekmez.
Bazı hastalarda kriyoterapi veya topikal tedaviler yeterli olabilir. Bazı hastalarda ise lazer veya elektrokoter gibi hekim tarafından uygulanan yöntemler daha uygun olabilir.
En uygun yönteme genital muayene sonrasında karar verilmelidir.
Tedavi edilecek bölgenin genişliğine göre lokal anestezi uygulanabilir. Bu sayede işlem sırasında oluşabilecek rahatsızlık azaltılabilir.
Tedavi sonrasında birkaç gün süreyle hafif yanma, hassasiyet, kızarıklık veya yüzeysel yara görünümü oluşabilir.
Genital siğillerin tedavisinde herkes için geçerli sabit bir seans sayısı yoktur.
Az sayıda ve sınırlı lezyonu bulunan bazı hastalarda tek işlem yeterli olabilir. Çok sayıda, yaygın veya tekrarlayan siğillerde ise ek tedavi veya kontrol seansları gerekebilir.
İyileşme süresi tedavi edilen alanın genişliğine, lezyon sayısına ve anatomik bölgeye göre değişir.
İlk günlerde bölgede hassasiyet, hafif yanma veya kabuklanma görülebilir. Hastaya işlem sonrası genital hijyen ve yara bakımı konusunda kişiye özel öneriler verilir.
İyileşme döneminde bölgenin travmadan korunması önemlidir.
Tedavi edilen bölgede epitelizasyon ve yara iyileşmesi tamamlanmadan cinsel ilişki tahrişe, kanamaya veya ağrıya yol açabilir.
Bu nedenle cinsel ilişkiye dönüş zamanı uygulanan işlemin kapsamına ve iyileşmeye göre hekim tarafından belirlenmelidir.
Lazerle tedavi görünen genital siğilleri ortadan kaldırmayı amaçlar. Ancak hiçbir lokal genital siğil tedavisi HPV'nin vücuttan tamamen ve anında temizlenmesini garanti etmez.
Virüs çevredeki klinik olarak normal görünen deri veya mukozada bir süre bulunabileceğinden yeni lezyonlar ortaya çıkabilir.
Evet. Genital siğiller lazer, kriyoterapi, elektrokoter veya diğer yöntemlerden sonra tekrar ortaya çıkabilir.
Tekrarlama, ilk tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmeyebilir. HPV'nin epitel dokusunda bir süre bulunabilmesi yeni siğillerin oluşmasına neden olabilir.
Bu nedenle tedavinin ardından kontrol muayeneleri önemlidir.
Her hasta için tek bir yöntemin üstün olduğunu söylemek doğru değildir.
Kriyoterapi;
lezyonlarda tercih edilebilecek yöntemlerden biridir.
Lazer ise özellikle daha geniş alanların kontrollü şekilde tedavi edilmesinin gerektiği veya diğer klinik özellikler nedeniyle hekim uygulamalı ablasyonun uygun görüldüğü hastalarda değerlendirilebilir.
Tedavi seçimi siğilin boyutu, sayısı, yerleşim yeri, önceki tedaviler ve hekimin klinik değerlendirmesine göre yapılmalıdır.
Kriyoterapi, genital siğillerin sıvı azot gibi çok düşük sıcaklık sağlayan yöntemlerle dondurularak tedavi edilmesidir.
Özellikle uygun büyüklükte ve sınırlı lezyonlarda uygulanabilir. Bazı hastalarda birden fazla uygulama gerekebilir.
Elektrokoter, elektrik enerjisi kullanılarak siğil dokusunun kontrollü biçimde ortadan kaldırıldığı bir yöntemdir.
Lezyon sayısı, büyüklüğü ve yerleşim yerine göre seçilmiş hastalarda kullanılabilir.
Çok büyük, saplı veya belirli anatomik özelliklere sahip kondilomlarda cerrahi çıkarma değerlendirilebilir.
Bazı dış genital siğillerde hekim değerlendirmesi sonrasında podofillotoksin veya imiquimod gibi topikal ilaçlar kullanılabilir.
Bu ilaçlar her bölge için uygun değildir ve gebelikte bazı preparatlar kullanılmaz. Bu nedenle genital bölgede reçetesiz veya kontrolsüz kimyasal uygulamalar yapılmamalıdır.
Siğillerin ortadan kaldırılması HPV'nin aynı anda tamamen yok olduğu anlamına gelmez.
Bağışıklık sistemi zaman içerisinde HPV enfeksiyonunun kontrol altına alınmasında önemli rol oynar. Bu süreç kişiden kişiye değişebilir.
Tekrarlamada;
rol oynayabilir.
Genital siğilin varlığı tek başına yüksek riskli HPV enfeksiyonu anlamına gelmez. Bununla birlikte kadınlarda yaşa, daha önceki smear ve HPV sonuçlarına ve ulusal servikal kanser tarama önerilerine göre rahim ağzı taramasının güncel olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Yüksek riskli HPV pozitifliği veya anormal smear sonucu bulunan hastalarda gerekli durumlarda kolposkopi planlanabilir.
Genital siğil tanısı alan kişinin partnerinde görünür lezyon olup olmadığı değerlendirilebilir ve HPV hakkında bilgilendirme yapılabilir.
Partnerde görünür siğil bulunmaması HPV ile hiç karşılaşılmadığını kesin olarak göstermez.
HPV aşıları, aşı içeriğinde bulunan HPV tiplerine karşı koruma oluşturmayı amaçlar. HPV 6 ve HPV 11'e karşı koruma sağlayan aşılar genital siğillerin önemli bir bölümünün önlenmesine katkıda bulunabilir.
Ancak HPV aşısı mevcut genital siğili ortadan kaldıran bir tedavi değildir.
Bazı genital siğiller bağışıklık sistemi sayesinde zaman içinde gerileyebilir. Bazıları aynı kalabilir veya büyüyüp çoğalabilir. Tedavi gerekip gerekmediğine muayene sonrasında karar verilmelidir.
Her genital siğil aynı yöntemle tedavi edilmez. Lazer, kriyoterapi, elektrokoter veya topikal tedaviler arasından kişiye uygun yöntem seçilir.
Lazer, uygun hastalarda genital siğillerin fiziksel olarak ortadan kaldırılmasında kullanılan etkili tedavi seçeneklerinden biridir. Ancak tedavi HPV'yi tamamen ortadan kaldırmayı garanti etmez ve nüks görülebilir.
İz riski uygulanan yönteme, lezyonların büyüklüğüne, işlem derinliğine, anatomik bölgeye ve kişinin yara iyileşmesine göre değişebilir. İşlemin kontrollü uygulanması önemlidir.
Yeni lezyonlar yeniden değerlendirilir ve siğillerin sayısı, büyüklüğü ve yerine göre aynı veya farklı bir tedavi yöntemi kullanılabilir.
Vural Klinik'te HPV ve genital siğil tedavisi yapılmaktadır.
Prof. Dr. Fisun Vural ve Prof. Dr. Birol Vural, 25 yılı aşkın hekimlik deneyimleri; HPV, genital siğil tedavisi ve kolposkopi alanındaki klinik tecrübeleriyle hastaların değerlendirilmesi ve kişiye uygun takip ve tedavi planının oluşturulmasında hizmet vermektedir.
Randevu ve bilgi:
0540 354 38 28
Yenilenme Tarihi: 27 Eylül 2026
Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi kişisel klinik değerlendirme sonrasında hekim tarafından planlanmalıdır.