Genital siğil (kondilom), Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonunun genital bölgede oluşturduğu en sık görülen klinik bulgulardan biridir.
Genital siğiller bazen küçük ve fark edilmesi zor kabarıklıklar şeklinde başlayabilir. Bazı hastalarda ise zamanla büyüyerek veya çoğalarak kümeler halinde görülebilir.
Ancak genital bölgede görülen her kabarıklık HPV siğili değildir. Et beni, molluscum contagiosum, yağ bezleri, bazı benign deri lezyonları ve diğer enfeksiyonlar genital siğil ile karışabilir.
Genital Siğil Tedavisi İstanbul – Lazer, Kriyoterapi ve Diğer Tedavi Yöntemleri
Genital siğiller, HPV'nin özellikle düşük riskli tipleriyle ilişkili, genital ve anal bölgede görülen deri veya mukoza lezyonlarıdır.
Genital siğillerin yaklaşık %90'ı HPV tip 6 ve HPV tip 11 ile ilişkilidir. Bu HPV tipleri düşük riskli olarak kabul edilir ve serviks kanserine yol açan HPV 16 ve HPV 18 gibi yüksek riskli tiplerden farklıdır.
Bununla birlikte aynı kişide hem düşük riskli hem de yüksek riskli HPV tiplerinin bulunması mümkündür.
Genital siğillerin görünümü kişiden kişiye değişebilir.
Siğiller;
olabilir.
Renkleri ten rengi, açık pembe, gri veya çevredeki cilde yakın olabilir.
Genital siğillerin önemli bir kısmı ağrısızdır ve bazen yalnızca tesadüfen fark edilir.
Ancak görülebilecek belirtiler şunlardır:
Kadınlarda genital siğiller dış genital bölgede kolayca fark edilebilirken bazı lezyonlar daha iç bölgelerde yer alabilir.
Siğiller şu bölgelerde görülebilir:
Dış genital siğiller genellikle kabarıklık şeklinde fark edilir. Vajina veya servikste bulunan lezyonlar ise rutin jinekolojik muayene sırasında görülebilir.
Erkeklerde genital siğiller en sık;
görülebilir.
Siğiller tek bir lezyon şeklinde başlayıp zaman içinde çoğalabilir.
Evet. Özellikle nemli ve sürtünmeye maruz kalan bölgelerde bulunan siğiller kaşıntı ve tahrişe neden olabilir.
Ancak genital kaşıntının yalnızca HPV'ye bağlı olmadığı unutulmamalıdır. Mantar enfeksiyonları, dermatolojik hastalıklar ve farklı vajinal enfeksiyonlar da kaşıntı yapabilir.
Genital siğiller özellikle sürtünme, cinsel ilişki, tıraş veya tahriş sonrasında yüzeysel olarak kanayabilir.
Ancak kendiliğinden kanayan, ülserleşen, sertleşen veya hızla büyüyen lezyonlar mutlaka ayrıntılı değerlendirilmelidir.
Çoğu genital siğil ağrısızdır. Ancak büyük, yaygın veya sürtünmeye maruz kalan lezyonlar hassasiyet ve ağrıya neden olabilir.
Hayır. HPV enfeksiyonu çoğu zaman hiçbir belirti oluşturmayabilir.
Bir kişide HPV bulunmasına rağmen görünür genital siğil olmayabilir. Ayrıca çok küçük lezyonlar kişi tarafından fark edilmeyebilir.
Et beni ve genital siğil bazen birbirine benzeyebilir.
Et benleri genellikle yumuşak, düzgün yüzeyli ve saplıdır. Genital siğiller ise daha pürtüklü, kümelenmiş veya karnabahar görünümünde olabilir.
Ancak yalnızca görünüşe bakarak kesin ayrım yapmak her zaman mümkün değildir.
Molluscum contagiosum da genital bölgede küçük kabarıklıklar oluşturabilir ve genital siğille karışabilir.
Molluscum lezyonları genellikle düzgün, parlak yüzeyli ve ortasında küçük bir çöküntü bulunan kubbe şeklinde kabarıklıklardır.
Genital siğiller ise çoğunlukla daha düzensiz veya pürtüklü bir yüzeye sahiptir.
Genital siğil görünümünü taklit edebilen durumlar arasında;
yer alabilir.
Genital siğil tanısı çoğunlukla klinik muayene ve görsel değerlendirme ile konur.
CDC'ye göre tipik anogenital siğillerin tanısında çoğu zaman ilave laboratuvar testine ihtiyaç yoktur.
Muayenede lezyonun şekli, yüzeyi, sayısı, rengi ve bulunduğu anatomik bölge değerlendirilir.
Rutin olarak hayır.
HPV DNA testi, görünür genital siğilin tanısını doğrulamak amacıyla önerilmez. Çünkü HPV testi siğilin tanısını kesinleştirmez ve genital siğil tedavi planını belirlemede genellikle ek yarar sağlamaz.
Kadınlarda yapılan yüksek riskli HPV testleri ise farklı bir amaç taşır: rahim ağzı kanseri taraması ve yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının değerlendirilmesi.
Genital siğil bulunması tek başına HPV testi veya smear yapılması gerektiği anlamına gelmez.
Kadınlarda servikal tarama gerekliliği; yaşa, önceki smear ve HPV sonuçlarına ve güncel tarama programına göre belirlenir.
Genital siğillerin büyük çoğunluğunun HPV 6 ve HPV 11 gibi düşük riskli tiplerle ilişkili olduğu unutulmamalıdır.
Tipik genital siğillerde rutin biyopsi gerekmez.
Ancak aşağıdaki durumlarda biyopsi düşünülebilir:
CDC bu özellikleri biyopsi değerlendirmesi için önemli durumlar arasında saymaktadır.
Her genital siğili olan kadına rutin kolposkopi yapılması gerekmez.
Kolposkopi esas olarak rahim ağzındaki anormal alanların ayrıntılı değerlendirilmesinde kullanılır.
Yüksek riskli HPV pozitifliği, anormal smear sonucu, servikste şüpheli lezyon veya hekimin gerekli gördüğü başka bir durum varsa kolposkopi planlanabilir.
HPV ile ilişkili kondilomatöz lezyonlar servikste görülebilir ancak dış genital siğiller kadar sık değildir.
Servikste görülen herhangi bir şüpheli lezyonun sıradan dış genital siğil gibi değerlendirilmemesi ve jinekolojik muayene ile gerekirse kolposkopik inceleme yapılması önemlidir.
Tipik genital siğillerin büyük çoğunluğu HPV 6 ve HPV 11 ile ilişkilidir ve bu tipler düşük riskli HPV tipleri olarak kabul edilir. WHO, genital siğillerin yaklaşık 10 vakadan 9'unun HPV 6 ve 11 ile ilişkili olduğunu belirtmektedir.
Rahim ağzı ve diğer HPV ilişkili kanserlerde ise esas olarak HPV 16, HPV 18 ve diğer yüksek riskli tipler rol oynar.
Bu nedenle genital siğilin kendisini doğrudan “kanser öncüsü” olarak değerlendirmek doğru değildir.
Ancak bir kişide düşük riskli HPV ile birlikte yüksek riskli HPV enfeksiyonu da bulunabileceğinden kadınlarda servikal taramanın güncel olması önemlidir.
Evet. Genital HPV enfeksiyonu cilt ve mukoza temasıyla bulaşabilir.
Bulaş için mutlaka penetratif cinsel ilişki olması gerekmez. Genital bölgelerin yakın cilt teması da bulaşa neden olabilir.
Prezervatif bulaşma riskini azaltabilir ancak genital bölgenin tamamını kaplamadığı için tam koruma sağlamaz.
Hayır. HPV enfeksiyonu belirti vermeden bulunabilir.
Partnerde görünür genital siğil olmaması HPV ile hiç karşılaşmadığı anlamına gelmez.
Partnerde görünür lezyon, kabarıklık veya başka genital şikâyet varsa klinik değerlendirme yapılması uygundur.
Partnerlere HPV'nin bulaş şekli, prezervatifin sınırlı koruyuculuğu ve aşılama seçenekleri hakkında bilgi verilebilir.
Genital bölgede yeni bir kabarıklık fark edildiğinde öncelikle doğru tanı konulmalıdır.
Özellikle;
hekim değerlendirmesi geciktirilmemelidir.
Evet. Görünür genital siğillerin tedavisinde lazer, kriyoterapi, elektrokoter, cerrahi yöntemler ve uygun hastalarda topikal ilaçlar kullanılabilir.
Ancak siğilin ortadan kaldırılması HPV'nin aynı anda tamamen vücuttan temizlendiği anlamına gelmez.
Tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgi için:
Genital Siğil Tedavisi İstanbul
Genellikle genital bölgede küçük, ten rengi veya pembe bir kabarıklık şeklinde başlayabilir. Zamanla büyüyebilir veya çevresinde yeni lezyonlar oluşabilir.
Bazı küçük siğiller başlangıçta sivilce veya küçük deri kabarıklığı ile karışabilir. Ancak görünüş tek başına kesin tanı için yeterli değildir.
Evet, özellikle nemli veya sürtünmeye maruz kalan bölgelerde kaşıntı olabilir. Bununla birlikte genital kaşıntının birçok farklı nedeni vardır.
Çoğu genital siğil ağrısızdır. Büyük veya tahriş olan lezyonlarda hassasiyet ve ağrı görülebilir.
HPV DNA testi genital siğilin rutin tanısında kullanılmaz. Tipik genital siğiller çoğunlukla klinik muayene ile tanınır.
Hayır. Biyopsi genellikle atipik, pigmentli, ülserleşmiş, kanayan, sert, tedaviye yanıt vermeyen veya tanısı belirsiz lezyonlarda değerlendirilir.
Hayır. Genital siğillerin büyük çoğunluğu HPV 6 ve HPV 11 gibi düşük riskli tiplerle ilişkilidir. Ancak yüksek riskli HPV tipleri ayrıca servikal ve diğer anogenital kanserlerle ilişkilidir.
Vural Klinik'te HPV ve genital siğil değerlendirmesi ve tedavisi yapılmaktadır.
Prof. Dr. Fisun Vural ve Prof. Dr. Birol Vural, 25 yılı aşkın hekimlik deneyimleri; HPV tedavisi, genital siğil tedavisi ve kolposkopi alanındaki klinik tecrübeleriyle hastaların değerlendirilmesi ve kişiye uygun takip ve tedavi planının oluşturulmasında hizmet vermektedir.
Randevu ve bilgi:
0540 354 38 28
Yenilenme Tarihi: 27 Eylül 2026
Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Genital bölgede görülen lezyonların tanısı ve tedavisi hekim muayenesi sonrasında planlanmalıdır.